Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

  Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv      Yozgat Resimleri        Yozgat Tanıtımı    
 
Köşe Yazısı - Beyin - ..::Yozgat Haber Gazetesi::..
   
 

A. Kılıçaslan Aytar ¬

A. Kılıçaslan Aytar

 Beyin

 Yazı Boyutu

 Tarih : 29.07.2010 - 00:29:16


.

 

Başbakan Türk Milleti algısına şu vurguyu işliyor: “Dağları delerek geldik. Çıkmışlar Yüce Divanla, Anayasa mahkemeleriyle tehdit ediyorlar. Biz bu yola canımızı, bedenimizi koyduk. Biz bu yola beyaz kefenimizle çıktık!”diyor. Anlaşılıyor ki, Başbakan ne hak ne de hukukla ilgileniyor. Hak’ka ve hukuka karşı can koyuyor.

Hak ve hukuk bizzat Başbakan tarafından iğfal edildiğinde; işte Aydın İl Başkanlığı binasına asılan bir pankartın indirilmesi sorun oluşturuyor. İnegöl’de doğu kökenli vatandaşlarla ilçe sakinleri arasında çıkan kavga ortalığı savaş alanına çeviriyor. Hatay Dörtyol’da devriye gezen polis otosuna terörist saldırısı ve 5 polisin şehit edilmesinin ardından Doğu Kökenli vatandaşlarla gerginlik bütün ilçeye yayılıyor.

Hak ve hukuk yok olunca her türlü kargaşa normal bir sonuç oluyor...

İyi ama neden?

Akılcılar aklı yöneten ana fikirlerin doğuştan geldiğini, Ampiristler ise sonradan kazanıldığını savunuyor. Her iki akım için ” öğrenme” ortak noktayı oluşturuyor. Öğrenme bir uyarıcıyla oluşan davranış ve tepkilerin değişimiyle oluyor. Türleri, öğeleri, şekilleri, ilkeleri, stratejileri ve etkileri Öğrenim Felsefesi kapsamına giriyor. 

Algı ya da idrak ise bireyin öğreniminden hareketle toplumun oluşturulması temelidir.  O halde öğrenirken algının çekip çevrilmesiyle, insandan- topluma ya da vicdandan- toplumsal hak ve hukuk anlayışına; istenilen oluşturulabiliyor...

İslam coğrafyasının büyük ülkesi Türkiye’de, özellikle 12 Eylül Darbesi; emperyalizmin güdülen bireylerini oluşturmak ve o noktada örnek bir ülke teşkil etmek üzere, Türk Halkının algısı üzerinde de kimi uyarlamaları yapmış bulunuyor... AKP iktidarı sürdürdüğü öğrenim usulleriyle bu amacı daha ileri taşıyor... İslam’ın ılımlılaştırılması projesi bu temelden yürüyor. 

12 Eylül’ün öğrenci ve eğitimcilere siyaset yasağı toplumun yeni fikirlerle gençleşmesinin önünü tıkamıştır. Çok sayıda eğitimcinin tasfiyesiyle oluşan öğretmen açığının kaç jenerasyonu etkilediğini düşününüz.

Ya YÖK ile özgün ve özgür üniversitenin yok edilmesi?

Eğitsel politikaları saptayan bakanlık üstü Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurumu ile Milli Eğitimin liberalleşmesi sonucu millî benliğe yaşatılan karambol?

Ya yerli-yabancı birçok yayının yasaklanmasıyla kültür dünyasının sığlaştırılması, ardından Türkiye vizyonunun çevrilmesine, ne demeli?

Milli Eğitimde dinci kadrolaşma, kuran kursları, dinsel içerikli yayınlar artırılırken, işte din felsefesinin yayılması ve bilimsellikten uzaklaşılma süreci adım adım yaşanıyor...

Öğrenimle bireyin daha ciddi etkilenmesi ise direkt insan beyninin fonksiyonlarının nakış gibi işlenmesiyle sağlanıyor. İdrak, dikkat, irade, hafıza, muhakeme ve zeka! Biri ya da tümü bizzat öğrenimin kimi yöntemleriyle uyarılıyor ya da körletiliyor...

Mesela iktidarın Eğitim Bakanlığı müfredatında okula yeni başlamış parmak kadar bir çocuğa, harfler alfabede küçük boyutta yazılı haliyle tanıtılıyor. Ya da o öğrenci yazıyı öğrenmeye el yazısı ile başlıyor! Bu şekilde küçük öğrencinin dikkat algısı küçük bir objeye hedeflenmektedir. Dikkat daraltılıyor ve küçültülüyor! Emeği köreltilmiş birey ve üretemeyen umursamaz toplum oluşturulma amaçlanıyor.

Mesela matematiğin temeli toplama, çıkarma, bölme, çarpma işlemleri öğreniminde, öğrencinin bu işlemleri öğrenme pratiği çıkarma ve bölme işlem tekniklerinde yoğunlaştırılıyor. Algı; toplama ve çarpmanın arttırma esası yerine çıkarma ve bölme ile eksiltme esasına yöneltildiğinde, tüketen birey oluşuyor ya da toplumsal muhakemenin sınırlanması amaçlanıyor... Bireyin algısını saptıran, minimize eden daha nicesini.., elbette iyi uzmanlar biliyor...

Diğer taraftan pozitif bilimlerin öğreniminde esirgenen tüme varımcı yöntem din eğitiminde kullanılıyor. Ne ki dini eğitimde kişiyi uyaran ya da bir nesne olmaksızın bir hissin varlığına inanır hale getirmek için, önce materyalist boyuta indirgenmiş dini objelere can veriliyor, etlendiriliyor. Sonra tüme varım yöntemiyle ivmelenen idrak-algı yetisiyle, beynin bunları uydurmasına neden olunuyor... Öylece yaratılan bu objelerin duyumsanmasını ya da görülmesini, kokusunu, tadını, hissini almaya yetişiyorlar. En hafifinden en ağırına halüsinasyon hali oluşuyor. 

Mesela bakıyorsunuz birden ve sebepsiz ağlıyor, garip sanrılara giriyorlar... Ya da ağızlarını açtıklarında başlıyorlar saymaya, “Onların dilleri var söylemezler, gözleri var görmezler, kulakları..” diye devam ediyorlar. Daha da beteri müthiş gaddarlaşıyorlar...

Bu tarzda uygulanan öğrenim ile aynı tezgahtan geçmiş yöneticiler vasıtasıyla, insan ve toplum kendine ve birbirine yabancılaşıyor. İslam Türkiye’den bu kıvama getirilmiş toplumla ılımlaştırılıyor. Hak ve hukuk kat’iyen gelişmiyor. Güdüleniliyor. İnsanın insana kulluğu giderek ülkeyi ve geleceği karartıyor. Birbirine yabancı, amaçsız, gelecekten kuşkulu toplum; işte öyle bir lider ile ümüğünden sıkılıp hizaya getirilmek isteniyor! Ne ki Halk; belli bir seviyede de kalsa, inancına basıldığında infial ediyor...

Başbakan bağırıyor, “Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Bizde ona teslim olmuşuz. Bu yolda ölmenin ne olduğunu çok iyi biliriz!” diyor.

Yahu ne oluyor? Tehdit mi var? Hak-Hukuk? Düşman kim? Ya Dost?

Millet algısını; Aydın’da, İnegöl’de, Dörtyol’da uygulamaya koyuyor... Bu hal emperyalizme yarıyor ama Türkiye an be an felâkete koşuyor.

12 Eylül’ün eğitim ve öğretim vasıtasıyla Türk insanına indirdiği darbeyi, AKP; uygulamalarıyla dünyaya örnek edercesine ileriye sürüklüyor. O yine bağırıyor, “Buyrun gelin, 12 Eylül ile hesaplaşalım diyoruz, yanaşmıyorlar” diyor.     

Akıl; bunun ya da bunların tersinin düz, düzünün ters olduğunu söylüyor... 

Beyinlerimizin bu dehşetten korunması gerekiyor...


843 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 30 Puan Verildi
 Kaynak :  A. Kılıçaslan Aytar

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

 
 
 

Reklam
 
 Köşe Yazıları

Av. Ruhi Bacanlı

Av. Ruhi Bacanlı
Pirince Giderken Bulgurdan Olmak

Prof.Dr.Nurullah Aydın

Prof.Dr.Nurullah Aydın
Reformların Sosyal Yapıya Olası Etkileri

A. Kılıçaslan Aytar

A. Kılıçaslan Aytar
Hesap Şaşınca Men Dakka Dukka

Mehmet Halil ARIK

Mehmet Halil ARIK
Sayın Ertuğrul Günaya Açık Mektup..

İhsan Kurt

İhsan Kurt
Yozgat ve Zamanın Çağrısı

Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz
Vesayet...

Gökhan Doğan

Gökhan Doğan
Toplumsal Değişim ve İnsan

Dr.Ahmet Emin Seyhan

Dr.Ahmet Emin Seyhan
Medeniyetler Arası Diyalog

Nusret Kebapçı

Nusret Kebapçı
Topluma Zehir İçirmek...

Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu
Silahsız Teknolojik Teçhizat Yalanını Yaşayacağız..

Oğuzhan Saygılı

Oğuzhan Saygılı
Devrin Bazı MHPli ve Ülkücülerin Anılarında 12 Eylül Öncesi ve Sonrası -2-

İnan Soyer

İnan Soyer
İyi Bayramlar Olsun..
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Halka baskı yapılıyor Halka baskı yapılıyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum öncesi halktan hayır oyu istemek için Yozgata geldi. Yozgatın Yerköy MHP ilçe teşkilatı tarafından düzenlenen mitinge ardından da Yozgat’ta iftar yemeğine katılan MHP lideri...

Kötünün iyisi
Canavar oruç tutmadı
İftarı gecikmeli yaptık
Puanınız bol olsun
Yozgat bunu hak etmiyor
Ölüm umurlarında değil
CHP tek yürek
Yasaklar başlıyor
Sakal-ı Şerife akın
 
 Takvim
10  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 17
 Bugün : 1132
 Dün : 1607
 Toplam : 1466645
 Ip No : 38.107.191.96
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Reklamlar

 

 

 

 

 



Güncel | Spor | Eğitim | Sağlık | Ekonomi | Siyaset | Kültür Sanat Tarih | Tarım | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2002- ..::Yozgat Haber Gazetesi::.. - Tüm Hakları Saklıdır. 

Haber, Resim ve Köşe yazıları izinsiz kopyalanamaz!

 Bu Site F-Secure ile korunmaktadır.

0,89 saniye.