Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

  Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv      Yozgat Resimleri        Yozgat Tanıtımı    
 
Köşe Yazısı - Şiddet ve TV Kanalları - ..::Yozgat Haber Gazetesi::..
   
 

Dr.Ahmet Emin Seyhan ¬

Dr.Ahmet Emin Seyhan

 Şiddet ve TV Kanalları

 Yazı Boyutu

 Tarih : 24.07.2010 - 00:58:47


.

 


Şiddet içerikli yerli ve yabancı dizilerle insanların iç dünyasında gerilimin tırmandırıldığı, kavgaların ve hakaretlerin sürüp gittiği bir kısım tartışma programlarında ise içtimâî hayatımızı olumsuz yönde etkileyen konuşmalar yapıldığı görülmektedir. Bu tür bilinçsiz yayınlar insanları patlamaya hazır birer bomba haline getirebilmekte ve toplumumuzun huzurunu baltalayabilmektedir.

Ekranlardan topluma yansıtılan bu öfke ve şiddet, günlük hayatta insan ilişkilerine de etki etmektedir. Çocuklar dahil olmak üzere yetişkinler problemlerini bağırarak, kavga ederek, vurup kırarak çözeceklerini zannedebilmektedirler.

Çünkü televizyonlar onlara şiddeti öğretmekte, bilinçaltlarına bu mesajlar verilmektedir. Şartlandırılmış böyle insanlar da benzer durumlarla karşılaştıklarında aynı tepkileri verebilmektedirler.

Entrika, ihanet, yalan, dedikodu, gayri meşru hayat, nikâhsız birliktelikler, birinin yüzüne gülüp arkasından kuyusunu kazma, kısa yoldan köşe dönme, zina, içki, kumar ve iftira gibi pek çok kötü haslet ya da sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar hep bu tür yayınlarla insanların beynine enjekte edilmektedir.

Öte yandan ekranlarda sürekli kan, gözyaşı, şiddet ve vahşet sahnelerini gören insanlar, bir müddet sonra kendi etraflarında cereyan eden hadiselere karşı da duyarsızlaşmaktadırlar. Gördüklerini sanki bir film karesiymiş gibi algılamakta, katledilmiş bir bebek görüntüsünü bile rahat bir şekilde izleyebilmektedirler. Çünkü filmlerde bu ve benzeri görüntüleri defalarca seyretmiş bir kimse artık bunlara alışmış, gerçek acıları kavrayamaz ve gereken tepkiyi veremez hale gelmiştir. Filmle gerçeği ayırt etse bile içindeki acıma duygu yok olmuştur. Filmler, adeta insanı sırf kendisini düşünen ve çıkarları için hareket eden bir bencil birey olmaya şartlandırmış ve bu rolü ona benimsetmişlerdir.

Son yıllarda okullarda şiddet olaylarının hızlı bir şekilde artış göstermesinde, bu tür dizi ve programların çok önemli bir etkisi olduğu ortadadır. Zira öğrenciler arasında sevgi, saygı, hoşgörü ve anlayış adeta yok olmakta, en küçük sorunlar bile fiziksel şiddet kullanılarak halledilme yoluna gidilmektedir. Birbirlerini tehdit eden, gruplara ayrılarak kendi çetelerini kuran, problemlerini insanları dışlayarak, küçümseyerek ya da alay ederek çözeceğini sanan bir gençlik yetişmektedir. Artık izledikleri mafya dizilerindeki kabadayılar gibi yollarda yürüyen gençlere rastlamak sıradan hale gelmiştir.

Diğer taraftan dînî ve ahlâkî değerlerden bağımsız roller sergileyen bir takım ünlü kişilerin kötü ve zararlı alışkanlıkları, görsel medya aracılılığıyla geniş kitlelere rahatlıkla ulaştırılabilmektedir. Çoğu kanallardaki dizilerde model karakter olarak sunulan bu kişiler, şiddeti tek problem çözme yöntemi olarak algılamakta ve savunmaktadırlar. Filmlerde saldırganlıklar ödüllendirilmekte, bu da gücün gereği olarak takdim edilmektedir. Etraflıca düşünüldüğünde burada çok ciddi bir sorun olduğu muhakkak görülecektir.

Zira filmlerdeki bu kişiler her zaman haklı, sempatik, doğaüstü güçlere sahip, iyi kalpli kimseler gibi gösterilmektedirler. Öyleyse burada şöyle bir soru akla gelmektedir.

Gençlerin bu karakterleri örnek almalarından daha tabî ne olabilir?

Zira kahraman gibi gösterilen böyle bir tip ister istemez örnek alınacaktır. Ve gençler yetişkin olduklarında bir mafya babası olmayı isteyebileceklerdir. Ki böyle bir durumu, gerçek bir hukuk devleti olma anlayışını baltalayan girişim ve ilkellik olarak değerlendirmek yanlış olmasa gerektir.

Kısaca belirtmemiz gerekirse, her türlü ahlâkî değerlerin yok sayılarak, şiddetin, müstehcenliğin ve evlilik dışı ilişkilerin özendirildiği yayınları tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Hedefe ulaşmak için her yolun mubah sayıldığı, tüketimin, boşanmanın ve ihanetin özendirildiği, geleneksel değerlerimizin alay konusu yapıldığı, cinsel taciz, işkence ve cinayetlerin nasıl yapılacağının öğretildiği filmleri ve programları hangi aklı başında bir insan savunabilir ki?

Çizgi filmlerde bile binlerce şiddet öğesine vurguların yapıldığı, saldırgan davranış biçimlerinin örnek olarak gösterildiği, cinayetlerin sıradan işlermiş gibi algılatıldığı bu yapımları onaylamak mümkün müdür?

Akıl, mantık ve vicdan ile değil de duygu, ihtiras ve tutkuların esiri olarak alınan kararları normal gibi gösteren dizileri haklı bulmak ve savunmak olacak şey midir?

Maalesef bugün ülkemizde yayın yapan pek çok TV kanalı, bilerek veya bilmeyerek topluma şiddeti öğretmekte, zorbalığın ve ahlaki değerlerden uzaklaşmanın kalıcı olması ve yaygınlaşması için de elinden geleni adeta yapmaktadır. İnsanların duyguları istismar edilmekte ve daha çok reyting ve rant kavgası yüzünden kitleler aldatılabilmektedirler.

Sonuç olarak ifade etmemiz gerekirse, herkes belirli bir bilinç düzeyine ulaşır, bu tür zararlı yayınlardan öncelikle kendisini ve ailesini korumayı başarabilirse olumlu bir gidiş başlayabilecektir. Aksi halde duymak ve görmek istemediğimiz üzücü olayların, cinayetlerin, tecavüzlerin, gaspların ve yolsuzlukların sayısı her geçen gün katlanarak artacaktır. Çare ise; Kur’an’ın da dediği gibi öncelikle herkesin kendisini olumlu anlamda düzelterek [Kehf, 18/88; Fussilet, 41/46; Câsiye, 45/15] işe başlamasında yatmaktadır.


141 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 19 Puan Verildi
 Kaynak :  Dr.Ahmet Emin Seyhan

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

Reklam
 
 Köşe Yazıları

Av. Ruhi Bacanlı

Av. Ruhi Bacanlı
Pirince Giderken Bulgurdan Olmak

Prof.Dr.Nurullah Aydın

Prof.Dr.Nurullah Aydın
Reformların Sosyal Yapıya Olası Etkileri

A. Kılıçaslan Aytar

A. Kılıçaslan Aytar
Hesap Şaşınca Men Dakka Dukka

Mehmet Halil ARIK

Mehmet Halil ARIK
Sayın Ertuğrul Günaya Açık Mektup..

İhsan Kurt

İhsan Kurt
Yozgat ve Zamanın Çağrısı

Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz
Vesayet...

Gökhan Doğan

Gökhan Doğan
Toplumsal Değişim ve İnsan

Dr.Ahmet Emin Seyhan

Dr.Ahmet Emin Seyhan
Medeniyetler Arası Diyalog

Nusret Kebapçı

Nusret Kebapçı
Topluma Zehir İçirmek...

Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu
Silahsız Teknolojik Teçhizat Yalanını Yaşayacağız..

Oğuzhan Saygılı

Oğuzhan Saygılı
Devrin Bazı MHPli ve Ülkücülerin Anılarında 12 Eylül Öncesi ve Sonrası -2-

İnan Soyer

İnan Soyer
İyi Bayramlar Olsun..
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Halka baskı yapılıyor Halka baskı yapılıyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum öncesi halktan hayır oyu istemek için Yozgata geldi. Yozgatın Yerköy MHP ilçe teşkilatı tarafından düzenlenen mitinge ardından da Yozgat’ta iftar yemeğine katılan MHP lideri...

Kötünün iyisi
Canavar oruç tutmadı
İftarı gecikmeli yaptık
Puanınız bol olsun
Yozgat bunu hak etmiyor
Ölüm umurlarında değil
CHP tek yürek
Yasaklar başlıyor
Sakal-ı Şerife akın
 
 Takvim
10  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 16
 Bugün : 1130
 Dün : 1607
 Toplam : 1466643
 Ip No : 38.107.191.97
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Reklamlar

 

 

 

 

 



Güncel | Spor | Eğitim | Sağlık | Ekonomi | Siyaset | Kültür Sanat Tarih | Tarım | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2002- ..::Yozgat Haber Gazetesi::.. - Tüm Hakları Saklıdır. 

Haber, Resim ve Köşe yazıları izinsiz kopyalanamaz!

 Bu Site F-Secure ile korunmaktadır.

0,79 saniye.