Güncel - Yetim hakkı yenmez - ..::Yozgat Haber Gazetesi::..
Yetim hakkı yenmez
Yazı
Boyutu
Tarih : 10.07.2010 - 05:31:45
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürütürken, YÖK tarafından Profesörlük unvanı bilimsel yayınları yetersiz olduğu gerekçesiyle alınan Doç. Dr. Hasan Zafer Acar sessizliğini bozdu. Üniversitedeki rüşvet ve yolsuzlukları...
Yozgat Bozok
Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürütürken, YÖK tarafından
Profesörlük unvanı bilimsel yayınları yetersiz olduğu gerekçesiyle alınan Doç.
Dr. Hasan Zafer Acar sessizliğini bozdu. Üniversitedeki rüşvet ve yolsuzlukları
ortaya çıkarttığı için böyle bir haksızlıkla karşı karşıya kaldığını savunan ve
Rektör İnci Varinli’le de cevaplaması için bazı sorular yönelten Acar, “Savunmam
dahi alınmadan tebligat yapılmadan, Üniversite Yönetim kurulu kararı alınarak,
Rektör tarafından profesörlüğüm alındığı gibi, Türkiye'de emsali görülmemiş bir
şekilde Üniversite ile ilişiğim kesilmiştir. Ama burada yasalara aykırı bir
şekilde üniversite ile ilişiğim de kesilmiştir ki ben zaten yasalar
çerçevesinde hakkımı sonuna kadar arayacağım'' dedi.
Yozgat Bozok
Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürütürken profesörlük unvanı
alınarak, üniversitedeki görevine son verilen Hasan Zafer Acar, Çırağan Düğün
Salonunda bir basın toplantısı düzenleyerek yapıldığını iddia ettiği
yolsuzluklar ve usulsüz işlemler hakkında açıklamalar yaptı.
‘YETERİNCE KİTABIM
VAR’
Yaklaşık bir buçuk yıl
Bozok Üniversitesi'nde görev yaptıktan sonra isimsiz, imzasız bir şikayet
mektubuyla YÖK tarafından oluşturulan 3 kişilik komisyonun kararıyla bilimsel
yayınları yetersiz olduğu gerekçesiyle profesörlük unvanı geri alınan Doç. Dr.
Acar, üniversitedeki rüşvet ve yolsuzlukları ortaya çıkarttığı için böyle bir
muamele ile karşılaştığını ve Bozok Üniversitesi'yle ilişiğinin kesildiğini
ileri sürdü. ‘Profesörlüğe yükselme ve atama yeterliliğini taşımadığı’
gerekçesiyle profesörlük unvanı geri alınıp, üniversite ile ilişiği kesilen
Doç. Dr. Hasan Zafer Acar, rektörlük tarafından yayın listesi ve kitaplarının
YÖK'e gönderilmemesi nedeniyle unvanının geri alındığını ileri sürerek,
''Türkiye'deki profesörlerimizin yüzde 90'ının hiç kitabı yoktur, benim
yayınlanmış 9 adet kitabım vardır, bunlardan 3 tanesi doçentlikten sonradır''
dedi.
‘YOLSUZLUKLARI
ÇIKARTTIĞIM
İÇİN ÜNVANIM ELİMDEN
ALINDI’
Bozok üniversitesinde
yaşanan bazı yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak suçları ile ilişkili
olaylara göz yummayıp önce rektörlüğü daha sonra da Cumhuriyet Başsavcılığını
bilgilendirmesi nedeniyle kendisinin yasal olmayan şekilde profesörlük
unvanının alınıp, üniversite ile ilişiğinin kesildiğini iddia eden Acar,
yaptığı olduğu şikayetler sonucunda biri rektör yardımcısı, 5'i daire başkanı,
3'ü şube müdürü olmak üzere toplam 15 kişinin tutuklandığını hatırlattı.
Yozgat Bozok
Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürütürken, YÖK tarafından
Profesörlük unvanı bilimsel yayınları yetersiz olduğu gerekçesiyle alınan Doç.
Dr. Hasan Zafer Acar bir konuştu, pir konuştu. Yasal olmayan bir şekilde
ünvanının alınmasına sessiz kalmasının mümkün olamayacağını ve bu konuda
yargıya güvenini ifade eden Doç. Dr. Hasan Zafer Acar, Rektöre de bazı sorular
sorarak cevaplandırmasını istedi. Doç. Dr. Hasan Zafer Acar, basın
açıklamasında aynen şu ifadeleri kullandı:
‘YOLSUZLUKLARI
REKTÖRE BİLDİRDİM’
"Üniversitemizde
yaşanan bazı yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak suçları ile ilişkili
olayları, defalarca sözlü ve yazılı olarak Rektör İnci Varinli’ye bildirdim.
Aylarca uğraşmama rağmen hiçbir sonuç alamadım. Aradan haftalar geçmesine
rağmen, İnci Varinli’nin olaya hiçbir müdahale etmemesi üzerine; Aralık 2009
ayında Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığına ve YÖK Başkanlığına dilekçeler verdim.
Yozgat Savcılığı ve
Kaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar sonucunda;1 i
Rektör yardımcısı, 5’i Daire başkanı 3 Şube müdürü de dahil olmak üzere, şu ana
kadar 15 kişi ; Organize rüşvet, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, evrakta
sahtecilik gibi suçlardan tutuklandı.. Şu an Üniversitede para ile ilgili bütün
daire başkanları tutukludur.
İşlenen suçlar
organize bir şekilde olup, kamunun tahminen 10 milyon lirası gasp edilmiş,
ambulans alımı, inşaat işleri, yemek ihaleleri gibi bir çok ihalede
yolsuzluklar yapılmıştır.
DEVLET ZARARA
UĞRATILDI
Devletin talebelere
yemek yardımı için günlük verdiği 2.5 lira yardım; sahte fişlerle dolandırılmış
ve günlük yaklaşık 7000 (bir yılda yaklaşık 2 milyon TL. gasp edilmiştir. Halen
Hastane açılamadığı halde 6 ay önce usulsüz acil ihale ile 35 000 lira fazla
ödenerek ambulans alınmıştır. Ambulans halen kullanılmamaktadır.
‘YASAL OLMAYAN
BİR YOLLA ÜNVANIM
ALINDI’
Son olarak
profesörlüğümün alınması amacıyla hazırlanan oyun şudur: Rektör tarafından
Tarafıma 04.03.2010 tarihinde yazılan yazıda yazdığım kitapların örnekleri
istenmiştir. Benim tarafımdan 08.03.2010 tarihinde yazılan yazıda
doçentliğimden sonra yazdığım kitapların son örneklerinin profesörlük jürisine
gönderildiği için verilemeyeceği bildirilmiştir.
Bunun üzerine sahte
bir şikayet dilekçesi gerekçe gösterilip, doçentlikten sonra hazırladığım
kitaplar (biri yayına hazır taslak olmak üzere 3 kitap) yazı ekine konmayarak
YÖK’e gönderilmiştir. YÖK tarafından görevlendirilen 3 kişilik jüri; doçentlik
sonrası yayınlarımın yetersiz olduğu gerekçesi ile YÖK yasası 26. madde gözetilerek
olumsuz rapor hazırlanmıştır.
Bu rapor gerekçe
gösterilerek, savunmam dahi alınmadan tebligat yapılmadan, Üniversite Yönetim
kurulu kararı alınarak, Rektör tarafından profesörlüğüm alındığı gibi,
Türkiye'de emsali görülmemiş bir şekilde Üniversite ile ilişiğim kesilmiştir.
Türkiye de mevcut profesörlerin yüzde 90’ının hiç kitabı yoktur. Benim 3 tanesi
doçentlikten sonra olmak üzere yayınlanmış 9 kitabım vardır.
‘REKTÖR RUH HALİNİ
GÖSTERMİŞTİR’
Rektör bu konu ile
ilgili olarak gazetelere; "Biz verdik, Biz aldık" şeklinde demeç
vermiştir. Rektör bu ifadesi ile ruh yapısını çok güzel göstermiştir.
Bu arada Üniversitede
görev yaptığım 1.5 yıl içerisinde 300 olumlu gazete haberi oluşacak şekilde
kamu hizmeti yürütülmüş, Üniversite dışında yine önemli bazı yolsuzluk- ihaleye
fesat karıştırma girişimleri önlenmiştir. Kampüste son 3 yılda yapılmış
binaların çoğunluğu, hayırsever işadamı Erdoğan Akdağ tarafından Üniversiteye kazandırılmıştır.
İdare tarafından yaptırılan binaların inşaat kalitesi şüphelidir.”
DOKUNULMAZLIK
ZIRHINA MI
SIĞINIYORSUNUZ
Doç. Dr. Hasan ACar,
cevaplandırması için Rektör İnci Varinli’ye de şu soruları yöneltti:
“1. Yukarıda
belirttiğim bilgi ve belgelere rağmen, Üniversitemizde yaşanan bu
yolsuzluklardan haberdar olmadığınızı söyleyebilir misiniz? Haberdarsanız neden
gereği için hiçbir girişiminiz olmadı?
Haberdar değilseniz bu
durum görevi ihmal suçu değil mi?
2. Üniversitemizde
yaşanan; Yolsuzluk olayların gelişmesine herhangi bir şekilde etkiniz oldu mu?
Etkiniz olduğuna inanıyorsanız neden istifa etmiyorsunuz?
3. Kısıtlı
imkanlarıyla Devletin Size emanet ettiği paradan her çeşit yolla kamunun son 3
yılda en az 10 milyon lira dolandırıldığını tahmin ettiğim bu olaylarla
Üniversite ve zaten yoksul Yozgat halkının düştüğü duruma üzülüyor musunuz?
4. Üniversitede bugüne
kadar akademisyenlerden hakkı gasp edildiği iddia edilen ve adli makamlara
başvurulmasına rağmen tarafınızdan soruşturma dahi açılmayan ne kadar olay
oldu?
5. YÖK yasası
gereğince her türlü suça karşı Savcılık tarafından soruşturma yapılmasını
engelleyen "Dokunulmazlık Zırhınızı" gönüllü olarak çıkarmayı
düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız bunun nedenini açıklayabilir misiniz?
6. Sizce bugüne kadar
Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından YÖK’e gönderilen çok sayıda
soruşturma açılması talebine rağmen neden hiç soruşturma açılmadı?”
size yapılan haksızlığın ne kadar çirkin olduğunu çok güzel anlatmışsınız. ama malesefki bizim ülkemizde meyve veren ağaç taşlanır misali geçerli... hasan hocam her zaman yanınızdayız dualarımız sizinle. bu onurlu mücadeleniz dileriz ki ve eminiz ki başarıyla sonuçlanacaktır. ankara batıkentten sevgilerle ...
Günlerdir takip ediyorum,PROF.DR.HASAN ACAR ın tek başına onurlu mücadelesi ve bunun karşılığında hiç birşeyin yapılmayışı....Sn. Bakan Cemil Çiçekin haberi yokmu bu olanlardan...rektör hanımın yaptıklarını kimse görmüyor ve söylemiyormu sayın bakana?kim koruyor bu organize suç örgütünü?
Bu kadar mı koltuk sevdalısı olunur??vallahi pes doğrusu..bu olaylar galiba sadece koltuk sevdası değil?
evet çok şey var konuşulacak hasan hocam bir kısmını dile getirdi.alımlarda nasıl hareket edildiğinide ben anlatayım.bir çekirdek mi alınacak fiyatına bakıyorlar 11.000 e bölüp dogrudan temin yapıyorlar 3 tane teklifi firmaya bırakıp gidiyorlar. ee gerisini anladınız ....